Baba Sözü Dinlemek

Nasrettin Hocanın bir oğlu var…Ters mi ters…Ne denirse tam tersini yapan b ir çocuk.Bir gün Nasrettin Hoca ile oğluAkşehir e giderler.oradan iki çuval tuz alırlar ve eşeğe yükleyip köylerine dönmek için yola koyulurlar.Köylerinin yakınındaki derenin yanına gelirler.Nasrettin Hoca derenin en sığ yerinden karşı tarafa geçer.Oğlu da eşeği sudan geçirmektedir.Nasrettin Hoca birde bakar, ne görsün, eşeğin sırtındaki çuvallardan biri yere değdi deyecek…

Ne yapsın?

Oğlunun da huyunu bildiği için seslenir:

-Sevgili oğlum…Çuvallardan biri suya değecek.Biraz da asıl da, iyice suya gömülsün…

Çocuğun o gün uysallığı üzerindeymiş…Tutup, babasının dediğini yapar.Sarkan çuvalı bastırır.İşte tam o anda, öteki çuvalda semerin üzerinden devrilir…

Ve iki çuval birden, hooop suya…

Nasrettin Hoca bağırır can havliyle, oğluna:

-Ulan ne halt ettin, salak oğlum?…İki çuval tuz suya karıştı…

Oğlu yanıtlar:

-Kırk yılda bir baba sözü dinleyelim dedik, gene de yaranamadık…

"ders çıkarılacak fıkralar" kategorisi sonu.

İçine Su Doldurmuşlar

Nasrettin Hoca, gençliğinde Sivrihisar’dan Akşehir’e ilk geldiği gün gölü görünce, dayanamayarak:

-Ne güzel düzlük, demiş.Burası davar için iyi bir otlak olurdu, ama ne yazık ki, içine su doldurmuşlar.

"ders çıkarılacak fıkralar" kategorisi sonu.